• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

KUAFÖR SEKTÖRÜ DERGİSİ

www.kuaforsektoru.com

Mos Kuaför
Kuaför Arife
Takvim
epazardanal
edebiyatgazetesi.net
KUAFÖRLÜK MESLEĞİNİN TARİHİ

1. KUAFÖRLÜK
1.1. Tanımı

Kuaförlük, günün modasına ve saçı yapılanın zevkine göre vücut ve yüz ölçüleri ile sosyal yaşamına uygun olarak saçın kesilmesi, biçimlenmesi ve boyanmasını esas alan bir meslek dalıdır. Bu amaçla saçların kesilip sarılarak ve taranarak diğer usul ve araçlarla  şekillendirilmesi, değişik renklere boyanması, takma saçlarla ve değişik aksesuarlarla değişik modellerde yapılması gibi bilimsel yöntemlerle saçlara şekil veren meslek dalıdır.
1.2. Kuaförlük Mesleğinin Gereklilikleri
Güzellik, mükemmel bir yüz veya belirli bir görünüm değildir. Güzellik saç, cilt, vücut ile kişiliğin bir sentezidir. Güzellik başkalarını taklit etmeden özel olabilmektir, yaşamın en önemli detaylarından birisidir. Bunun için de güzellik sadece evde kendi kendine yapılan bakımla sınırlı kalamaz. Geçmişten günümüze güzelliğin peşinde olan insanlar,
kendini güzelleştirmek ve bakımlı olmak için saç ve cilt bakımlarına özen göstermişlerdir. Saç insanın en büyük hazinesidir. Saçı şekillendirmek, rengini değiştirmek, cilt bakımı yaptırmak artık lüks olmaktan çıkıp yoğun çalışma ortamında stres gibi nedenlerden dolayı
biraz olsun rahatlamak ve kendini iyi hissetmek amacıyla kuaförler tercih edilmektedir. Özellikle kuaförlük mesleği, günümüzde artık iş hayatına atılan bayanlar için vazgeçilmezlerden olmuş ve mesleğin önemi gittikçe artmıştır.  Kuaförlük mesleği yapılan bu işlemleri kolaylaştırmak, günümüz şartlarında daha iyi hizmet sunmak, kısaca güzellik için ayrılan vakti kısaltıp bayanların ihtiyaçlarına cevap
vermek için vardır.

1.3. Kuaförlük Mesleğinin Olanakları
Günümüz insanı, kozmetik bilim ve teknolojinin sağladığı olanaklardan yararlanarak daha güzel, daha genç olma şansına sahiptir. Çünkü kuaförlük mesleğinde geçmişten günümüze baktığımızda gelişen teknoloji, çalışma kolaylığı sağlamıştır. Önceleri saçı şekillendirmek için doğal kaynaklardan yararlanan insanlar, artık kullanılan bütün ürünleri
kolaylıkla temin etmektedirler. Örneğin saç kesme ve boyama önceleri denenerek yapılıyordu günümüzde ise bu işlemler, bilgisayar ortamında analiz edilip daha sonra da uygulanmaktadır.
Bütün bu olanaklardan faydalanarak meslek olarak çok ileri düzeyde olup hem zaman açısından hem de zahmet çekmeden güzel olmak artık daha da kolaylaşmıştır.
1.4. Tarihi Saç Modelleri
Modaya uygun çalışmak isteyen, eskiyi bilmek zorundadır. Saçın bakımı, şekil verilmesi, bir takım süsleme maddeleri ile elde edilen sanatsal bir görünümü, insanın yaşam biçiminin önemli bir belirtisidir ve en eski kültürden beri bilinir. Tarihi saç modellerinin çok çeşitli biçimleri ile ilgilenme, modaya uygun olarak çalışan kuaförü isteklendirilebilir, teşvik edebilir. Kuaförün günlük çalışmasındaki yaratıcılığına yeni biçimler, istekler yerine getirmesinde teknikerler ve stilistler yardımcı olur. Günümüzün saç modelleri, çağdaş zevkin aynı zamanda da geçmişe duyulan özlemi de teşvik etmekten geri kalmayan yaratıları olabilir. Modanın bilincinde olan kişi,
yarattıklarında çağdaş zevke uymak zorundadır.
1.4.1. Eski Çağ
Mısırlılar ve onların esireleri (cariyeleri) tarafından peruklar (MÖ 4000–390 yılları) hazırlanırdı. En eski kültür halklarından birisi de Mısırlılardır. Onların MÖ 3200–330 yılları arasındaki kültürel başarılarını ve geleneklerini içeren bir sergi, bize bulunan diğer papirüs
rulolarının ve tabletlerin dışında, tapınaklarda da çok sayıda renkli tasvirler sunmaktadır. Taş resimler, piramitlerdeki mezar odalarının boyanmış duvarları ve gerekli eşyaların ölüye öbür dünyada yolculuğunda verilen tabloyu tamamlamaktadır.
 Kadın
Mısırlılarda saç ve baş bakımına çok önem verilirdi. Saç modellerinin biçimleri, belirli alanlarda uzmanlaşmış olan ya da erkek esirler tarafından yapılmaktadır. Bunlarda bir iş bölümü vardı. Birisi sahibesinin saçını açmakla diğeri bigudiyi ısıtmakla görevli, bir diğeri
de yalnızca kaşları düzeltmekle görevliydi. Eski Çağda yaklaşık MÖ 3200–2100 yılları arasında kadınlar ve erkekler, mavi siyah
saçlarını çoğu kez paj biçiminde baş tuvaleti şeklinde kestirirlerdi ve su aygırı yağından yapılmış bir saç pomadı ile bakımını sağlarlardı. Daha sonra kadınlar kısmen de erkekler, daha uzun saçları tercih etmeye başladılar.

Saç modelleri daha çok biçimli olmaya başladı. Esireler, saçlara ya da peruklara ara sıra kına ile parıltı vermişlerdir. Saçın ayrılma çizgisinden itibaren saç modelinin alın kısmına kadar süs amacıyla lotus çiçeği kullanırlardı. Mısırlı kadınlar, renkli alın bandının ya da kakmalı (işlemeli) metal diademin üst tarafındaki mavi siyah saçlarını düz yaptırırlar ya da ısıtma yoluyla ondüle yaptırırlardı. Omuzlardan aşağıya kadar inen saçların kalan kısımları, birçok küçük parçalı saç
örgücükleri hâlinde örülür ya da çok sayıda ince kıvrılmış zülüfler hâlinde omuza dökülürdü. Balmumu, reçine, yağlar ve koku maddelerinden elde edilen bir karışım, bu ilk "kıvırcığa"
büyük bir dayanıklılık, uzun sürelilik getirirdi. Kemik, boynuz, abanoz ya da süs tarakları saç modelini tamamlardı. Bu yaratıcılık, koruyucu yağlara ve vücut kokusunun hoşluğuna olan ihtiyacı da karşılardı.
 Erkek
Rahip doktorlar tarafından sağlık nedenlerinden dolayı kısa saç tavsiye edilmiştir. Krallar, rahipler ve diğer önde gelenler saçları dibinden kesilmiş başları üzerinde peruk taşırlardı. Erkekler çoğunlukla düz tranşlıydılar. Bunun için orak biçiminde bronz bıçaklar kullanılmıştır. Tören vesilesi ile Mısırlı asil kişi çene sakalı takardı. Genellikle krallar için özel bir taç öngörülmüştür. Diademe ya da kral başlığına tutturulmuş kutsal Mısır kobrası (Kleopatra yılanı), kralın baş süsünü tamamlardı. Çiftçi ve zanaatçılardan oluşan aşağı tabaka, deri ya da abadan (keçe) yapılmış ve kısa kesilmiş saç üzerine giydikleri başlıkla
yetinirlerdi.
1.4.2. Mısırlılarda Güzellik ve Saç (MÖ 3000–300)
Antik Çağ aslında, Yunan ve Roma kültürlerinin yaklaşık MÖ 800 yılından Roma İmparatorluğu'nun çöküşüne (MS 476) kadar olan parlak dönemlerini kapsar. Meslek tarihi için dünyanın en eski kültür halklarından alan Mısırlılar da önemli bir rol oynadıklarından bu
dönem de anlatılmalıdır. Eski Mısır kültürü, MÖ 3000 yılı civarında imparatorluğun birleşmesi ile başlar. Devasa yapılar ve saraylar, hükümdarların gücünün kanıtlarıdır. Mısırlıların tarihi, gelişmiş kültür ve adetleri hakkındaki detaylı bilgileri, piramitlerde bulunan heykeller, rölyefler ve resimler vermektedir. 1822 yılından sonra hiyeroglifler,
papirüsler de çözülebildi. Prenses Kavit’in taş lahtindeki rölyefi, Mısırlıların peruk yapımında, saç tuvaleti yapımında ve saç-vücut bakımında yüksek bir düzeye ulaştıklarını gösterir. Mezarların içinde sık sık süsler ve süs aletleri bulunur. Günlük banyolar ve kremlenmeler, normal vücut bakımına dâhildir. Halk, su aygırı yağını cilt ve saç bakımı için kullanırken kibarlar, değerli balzam ve parfümler kullanırlardı. Yüzü süslemek de olağandı. Gözlerin vurgulanması için kaşlar tıraş edilir ve üzerlerine siyah boya sürülürdü. Göz kapakları için yeşil, yanak ve dudaklar için kırmızı renk kullanılırdı. Baş bakımı ve saç tuvaleti, özellikle kölelerin işiydi. Saç biçimlerinin çeşidi çoktu. Daha eski resimler, omuza kadar düşen küt kesimli saç tuvaletlerini göstermektedir. Daha sonraları uzun, omuza tutam ya da örgü hâlinde düşen saçlar tercih edildi.

Birer sanat eseri olan çok çeşitli peruklar, bayramlarda bayanların olduğu kadar erkeklerin de vazgeçilmez saç süsleriydiler. Takma, yapıştırılmış ya da asılmış çene sakalı asalet sembolü sayılıp bunlar, kraliçeler tarafından bile kullanılırdı. Saçları kıvırmak için sıcak toprak bigudiler kullanılırdı. Saç tuvaletleri ya da peruklar, renkli alın bantları, süslü metal çemberler, çiçekler ya da diğer sembolik şekillerle süslenirlerdi. Birkaç resimde baş üzerinde bir balzam konisi bulunduğu ve buradan saça kokulu yağ damladığı görülmüştür. Saçların ve tırnakların kızıl tonlara boyanması için kına kullanılırdı. Güneşten korunmak için başa çok süslü, sanatsal açıdan zengin bir baş örtüsü
örtülürdü. Halk, kısa kesilmiş saç üzerinde deri ya da keçeden yapılmış basit bir kep taşırdı.

1.4.3. Yunanlılar
Antik Çağla yaklaşık MÖ 1500 yılından MS 500 yılına kadar kısmen Avrupa kültürü olmuş Eski Çağ devri belirlenir. Yunan halkı, düşüncesinde ve yapıtlarında dünyadaki birçok halkın kültürü üzerinde
oldukça etkin bir iz bırakmıştır. Yunanlılar sanat, bilim, edebiyat ve felsefedeki büyük başarıları ile Avrupa kültürünü önemli ölçüde etkilemişlerdir. Heykelleri, insan vücudunun güzelliğine verilen önemi, elbiselerin sadeliğini ve spor sevgisini kanıtlar. Yunan kadını,
özgür olmamasına ve kamu yaşamında rol oynamamasına rağmen yaşamında sağlık ve kozmetik önemli yer tutmaktaydı. Mükemmel güzellikte ve uyumda saç tuvaletleri ortaya çıktı. Saçları kıvırmak ve dalgalandırmak için iki metal borudan yapılmış “calamilstrum”
kullanılırdı. Daha ince olan boru, sıcak külle doldurulur ve bu, kalın olan ve saça sarılmış diğer boru içine sokulurdu.

Arkaik dönemde (MÖ 800–460) düz ya da dalgalı saç, bir saç
torbası hâlinde toplu ya da uzun olarak sırta düşürülürdü. Daha sonra alın saçının ortadan ayrılmasından vazgeçilip alında kısa bukleler yapıldı. Baş süsü pek kullanılmazdı.

Klasik dönemde (MÖ 500 yılından sonra) saç, baş arkasında sur düğüm olarak toplanırdı. Taranarak saça sokulmuş renkli bantlar, hem süsler hem de saçı tutardı. Altın, gümüş ya da diğer metal
iplerden yapılan fileler de kullanılırdı.

Helenistik Dönemde (MÖ 300 yılından sonra) yani
Romalıların işgalinden önce Yunan kültürü, tüm Akdeniz'e yayıldı ve buradaki ülkelerden etkilendi. Bu nedenden saçlarda tipik Doğu etkisi görüldü. Saçlar topuz ve fiyonklar hâlinde tarandı.
Erkeklerin kısa saçları, alın ve yüzü buklelerle çevrelerdi. Kentlerde berberler vardı ve zenginler, kendilerine kuaför köleler tutardı.

 Kadın
Yunan saç modelinde üç asıl devir görüyoruz.
1. Arkaik (MÖ 1500 yılından 500 yılına kadar)
2. Klasik (MÖ 500 yılından itibaren)
3. Helenistik (MÖ 300 yılından Yunanistan'ın Romalılar tarafından fethine kadar)
Arkaik dönemde kadınların kesilmemiş, çoğu kez kıvırcık, açık saçları vardı ya da saç torbası şeklinde toplanırdı. Sade saç süsü bir banttan, alın diademinden, altın ya da gümüş iğnelerden ve tokalardan ibaretti. Saç dalgaları, alın zülüfleri ve sayısı 2’den 4'e kadar olan
ve kulak arkasından gelip göğüslere kadar inen burgu lüleler, saç modelinin belirtisiydiler (MÖ 500). Klasik Çağda kafa arkasında toplanan düğüm saç modelini vurgulamaktadır. Armonik biçimler, Yunan düğümü vb. hafif dalgalı saçlar tipikleşmiştir. Çoğu kez
beyaz ya da renkli bantlar, saç modeli ile iç içe geçirilmiş ve onlara aynı zamanda destek olmuştur. Geniş ilmikli gümüş ya da altın saç filesi, hem süs hem de koruma amacı ile kullanılmıştır.

Hellenistik Çağ, sanatsal düğümlerle Doğu etkisindeki daha sonra da Roma saç düzeltme sanatının etkisi altında kalan saç modelleri ile belirlenmiştir. Dönemin saç rengi, moda olan sarı idi yani sarışınlık revaçta idi. Safran çiçeğinden elde edilen safran yardımı ile Yunanlılar, koyu sarı renkteki saçlarını açmayı denediler. Saça, şekil verme tekniği, bize bugün hâlâ kullanılan bigudi ondüleyi hatırlatmaktadır. Saçı ondüle yapan esirenin adı Calamistra idi. Bronzdan yapılan
ondüle çubuğuna daha sonraları Romalılarda “calamistrum” adı verildi.
 Erkek
Arkaik Çağda erkek, uzun saç ve sakal taşırdı. Saç modeli, bu erken dönemin kadın saçına benzerlik gösterirdi. Sakal biraz sivriltilmiş durumdadır. Klasik devirde üç çeşit erkek saç modeli görüyoruz;
1. Bilginlerde ve şairlerde ayrıca tanrı tasvirlerinde uzun, bakımlı saç ve sakal,
2. Kısmen alın bantları ile birlikte kısa, lüle lüle yapılmış saç, askerlerde ve sporcularda düzgün tıraş edilmiş yüz,
3. Yarı uzunlukta kıvrılmış, dalgalandırılmış saç ve kentli genç delikanlılar sakalsızdır.

1.4.4. Romalılar (MÖ 500-MS 500 Yılları)
Romalılar, MÖ 150 yılında Yunanistan’ı kuşattılar. Roma İmparatorluğu içinde Yunan
köleleri zanaatkâr, sanatçı, öğretmen ve doktor olarak yeteneklerinden dolayı çok
beğenildiler. 2000 yıl önce Romalılar, Güney Avrupa'ya ve Akdeniz'e hâkim olup Roma
merkezdi. Romalı hükümdarlar, savaş yağması olarak devasa hazine ve eserleri Roma’ya
taşıyorlardı. Romalılar, Yunanlıları yenince Roma kültür merkezi oldu. Zenginlik, vücut
bakımına olanak verdi; termaller, sauna ve banyolarla sıcak su banyoları kurdular. Vücut
bakımı ve güzellik işlerini kadın köleler yapardı ama özerk çalışanlar da vardı.
12
Saç kesme, tıraş etme, manikür ve pedikür “tonsor”un görevleriydi. Dükkânına
“tonstrina” denilirdi. Epilatör, istenmeyen kılları çıkarırdı. Roma saçları önceleri Yunan
etkisi altında idi sonra bu etkiden giderek kurtularak daha sanatkâr oldular. Pahalı süsler ve
postişler kullanıldı. Germenler yüzünden Romalılarda sarı saç sevgisi oluştu. Odun kökü,
kireç, kına ve deniz suyu, papatya özütü, yumurta sarısı güneşte saatlerce soldurularak saça
sürülür ve saça altın tozu ekilirdi. Bu yöntemler yeterli olmadığından Germen kadınlarının
peruk ve postişleri, yeni bir ticaret kapısı açtı. Roma iktidarının Kavimler Göçü,
Hıristiyanların hükümet olması ve Vandal Zabtı ile çökmesi sonucunda Antik Çağ sona erdi.
 Kadın
Cumhuriyet Döneminde MÖ 500 yılından MÖ 30 yılına kadar kadın, uzun saçını bir pamuk ağ ile sarılan bir düğüm hâlinde toplardı. Sonra ağlar, insan saçından yapıldı. Roma İmparatorluğu Döneminde (MÖ 30 yılından itibaren) iki tipik saç tuvaleti, çeşitli değişimlerle sık sık görüldü. Bu çağda sarı saç, Rama lejyonerlerinin kızıl beyazımsı sarışın Germenlerle karşılaşmasından sonra daha da çok moda oldu. Germenlerin aşındırıcı sabun pomatları ya da alkalik kayın kökü ile saç yıkanır ve yumurta sarısı, papatya ile karışık deniz suyu kullanılırdı. Bu işlemlerden sonra kadın, güneşte saçını tarar ve kuruturdu. Pudra hâlinde ekilen altın tozu, kızılımsı sarı etkiyi tamamlardı.
Daha çok Germen kadın kölelerinin açık renk saçı kesilir ve Romalı hanımefendinin saçına örülerek katılırdı. Peruk içinde kullanılırdı.
Kemik ya da iyi tahtalardan yapılma saç tokaları, uzun altın, gümüş, bronz ya da fildişi tokalar ve pahalı saç süsleri süs için kullanılırdı. Becerikli Mısır ya da Yunan kadın köleler, “calamistrum” yardımı ile harika saç tuvaletleri yaparlardı. Evli Romalı kadın, bu çağın başlangıcında saç tuvaleti üzerinde açık bir peçe taşırdı.
Zamanla artan zenginlikle gündüz ve gece için çeşitli peruklar yapıldı. Heykeltıraşlara saç tuvaletli büstleri ısmarlanırdı.
 Erkek
Cumhuriyet Döneminde uzun bir saç ve sakal taşırdı. İmparatorlukta kibar burjuva, demir tıraş bıçağı ile tıraş olurdu. Düşük seviyedeki halk, sakal bırakırdı. Saç, asker gibi kısa kesilirdi. Bazen tek tek hafif bukle perçemler, alına düşerdi. Geç Roma İmparatorluğu Döneminde birçok erkek, kısa bakımlı çene ve bıyıkla kıvırcık ve bukleli saçı tercih ededi. Tipik Roma saçı, uzun yıllar tepeden tüm kenarlar düz bukleli ve dalgalı olarak tarandı.

  
180 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
epazardanal
Anket
Kuaför Salonunda Tercih Sebebiniz Nedir
Ali Gür Kuaför
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.30749.3447
Euro10.823210.8666
Hava Durumu
Saat